Fonksiyonel bir kelime

Kimi zaman hayal kırıklıkları içinde dişlerimizi sıkarken kimi zaman istediğimiz şeyi elde edince(!) mutluluktan kullanırız nasip kelimesini. Galiba dillere bu kadar pelesenk olmasının sebebi ileri düzeyde fonksiyonel bir kelime olması. Bazen ilerideki hayatımızı, hayallerimizi kafamızda en ince ayrıntıya kadar dizayn ediyoruz, sonra bir anda aslında ne kadar çabalasakta hayatımızdaki her şeyin istediğimiz gibi olamayacağını,  tüm düzenin Allah’ın en ufak darbesiyle yerle yeksan olabileceği aklımıza geliyor. Ardından bir anda kendimizi huşu moduna sokup iç çekerek nasip diyoruz. This is a good thing!

Beşeri varlıkların içinde yaratılış gereği en bencil olanı insanoğlu değil midir? Mesela kişinin tüm yazgısını kendi insiyatifi ile şekilendirdiği bir dünya düşünsek? Başarılarımızı kendimize bağlayacaktık bu kesin tabi ki. Peki ya başarısızlıklar? Bazı şeyler yolunda gitmediği zaman nasıl bir cümle söyleyip kendimizi rahatlatacak idik? Veyahut olumsuzlukların sıfıra indiği bir dünyada her şey yolunda gitseydi ya da istediğimiz her şeye hemencecik sahip olsaydık? Bence mutlu olmak için hiçbir sebep kalmıyacak idi. Çünkü biz aslında bir şeye sahip olmayı değil o şeyi elde etmeyi seviyoruz. Ve bu amaçla yol yürümek bizi mutlu eden tek şey.

Muhakkak sizde motivasyon videolarına çok sık denk gelmişsinizdir. İçeriğinde kader kısmet ile alakalı pek cümle bulamazsınız. Genelde fonda tüyleri diken diken eden motto’ları kalın bir ses seslendirirken, yağmurda hızlıca koşan birilerini veya dağa taşa tırmanan dağcıları izlersiniz. Bu klişeler motivasyon videoların olmazsa olmazları. Ama bu tür videolar hep hedefe odaklı oluyor . Yani başarısızlık durumlarında bile “If you fall, fall on your back. If you can look up, you can get up.” gibi sağlam sözlerle kırbaçlanabiliyorsunuz. Lakin o kadar kasmaya gerek yok. Çünkü gücümüzün bittiği yerde idealler sırtınıza yük olmaktan başka hiçbir işe yaramıyorkineee. Her daim bir hedefiniz olsun  aklınız, gönlünüz bu yolda olsun ama bağınız olmasın derler. Çünkü kaybettiğiniz zaman yıkılmak yerine gülerek nasip diyebilesiniz diye.
Can Yücel’inde dediği gibi
“İlişik yaşayın, ucundan tutarak”.

İster tembel olsun ister çalışkan kullanan kişinin kim olduğunun hiçbir  önemi yoktur nasip diyebilmesi için. Aslında ben dahil bu kelimeyi kullanan çoğu kişi gerçekten de kendisini Allah’ın yazgısına teslim etmiyor ya. Neyse o ayrı bir konu hiç girmiyorum. Nasip bence isterken temenni olmayınca da bir teselli cümlesi. Ve insanın en büyük ihtiyacı. Neyse çok fazla uzatmıyorum. Sözün özü çalış, didin, yırtın ama olmayınca üzülme. Bu fikrin en güzel varyasyonu Necip Fazıl tarafından söylenmiş. Bu konu hakkında yazdığım tüm post’u da ihtiva edeceğini düşünüyorum.
Bence kapanış içinde harika bir dörtlük.

Tohum saç, bitmezse toprak utansın!
Hedefe varmayan mızrak utansın!
Hey gidi Küheylan, koşmana bak sen!
Çatlarsan, doğuran kısrak utansın!